Devir fiyat değil hizmet rekabeti devri!

Fatih Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın, Türkiye platform pazarındaki kiralama firmalarının, artık makine parkının büyüklüğüyle değil müşteriye sundukları hizmetle ön planda olması gerektiğini belirterek aksi takdirde firmaların ayakta kalmalarının zor olacağının altını çizdi.

Son 5 yılda yükselen bir ivmeyle büyüyen platform sektörü, gerek ürün çeşitliliği gerekse adetlerini giderek yükselten kiralama firmaları ile önemli bir sektör konumuna geldi. Bu büyümeye önemli bir etken olan endüstriyel yapı inşaatları ve kamu yatırımlarının para piyasalarında yaşanan dalgalanmalarla yavaşlaması, pek çok sektörü olduğu gibi personel yükseltici platform sektörünü de etkiledi. Kiralama şirketleri arasında önde gelen firmalardan olan Fatih Vinç’in Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın ise yaşanan olumsuzlukların ne kadarının reel ne kadarının korkudan kaynaklı olduğunu dergimize aktararak sektörün adeta bir tablosunu çizdi.

Fatih (5)Sektörde gereksiz panik havası hakim

Platform sektöründeki gelinen noktada müşteri beklentilerinin düşmesi ile Türkiye’de realitenin bambaşka olduğunu belirten Aydın, firmaların panik ortamından çıkması gerektiğini belirtti. Doğru yatırım kararı, kiralama sonrası hizmetin ve finans yönetiminin önemine değinen Aydın şunları söyledi:

“Türkiye platform pazarı kiralama parkı 13 bin makineye kadar geldi. Ağustos ayı öncesi sektörde makine kullanım kapasitesi yüzde 90-95 oranlarındaydı. Bu hacim içerisinde İstanbul Yeni Havalimanı şantiyesi, 2000 civarı makine parkını bünyesinde barındırmasıyla toplu olarak önemli bir payı oluşturuyordu ve 200’lü adetlere kadar geriledi. Yine de ülke genelinde kiralama parkı kullanım oranının yüzde 70’lerde seyrettiğini görmekteyiz. Fakat sektörümüzde bir panik ve şaşkınlık havası hakim. Bu şaşkınlığı döviz dalgalanmaları ve inşaat sektörünün yavaşlaması gibi sebepler oluşturuyor. Baktığımızda konut alanında hızlı bir düşüş gözlemlenmekte. Sektörümüzün konut inşaatlarındaki çalışma oranı %2 civarlarındadır. Platform sektörünün dinamikleri daha farklıdır ve hidro elektrik santraller, kimya endüstri inşaatları ve ağır sanayi inşaatlarına yönelik çalışmaları bulunmaktadır. Dolayısıyla konut sektöründeki bu hızlı düşüşün sektörümüzü derinden etkilemeyeceğini düşünüyorum.

Fatih (2)Fiyat odaklı olmak bir şeyi değiştirmiyor

Özellikle 2015 yılından itibaren makine popülasyonunda yaşanan hızlı artışla birlikte firmaların rahatlıkla makinelerini kiralayacak işler bulduklarını belirten Aydın günümüzde müşteriye ulaşmanın kolay olmadığını belirterek şu tespit ve açıklamalarda bulundu: “Daralma öncesi dövizler ve faizler düşük, finansman maliyetleri ucuzdu. Kiralama şirketleri makine adetlerini artırdılar. Yeterli miktarda çalışan makinelerin sirkülasyon oranı da yüksekti. Dolayısıyla makine parklarını bilinçsizce anlık duruma göre büyüten, kimi zaman düşük fiyatlarla kiralamalarını artıran ve servis faturası dahi kesmeyen firmalar oldu.

Bu dönemde kiralama şirketleri maliyet analizleri yapma gereği de duymadılar. Fakat günümüzde tüm finansal argümanlar değişti. Finansman maliyetleri %30’lar oranında arttı. Makine parkı doluluk oranlarını ucuz kiralama yaparak yüksek tutmaya çalışan firmalar, cirosal anlamda bugünkü rakamlarla %30 kayba uğruyorlar. Bu da gerilemeyi hızlandırıyor. Halbuki bir maliyet analizi yapılıp gelir ve giderler toplandığında, sadece fiyat odaklı hareket eden  kiralama şirketlerinin kısa süre içerisinde gelir gider dengelerini tamamen bozduğunu görüyoruz.

Fatih (3)“Müşteri açısından baktığımızda günümüzde ucuz ekipman kiralamak, kiralama sonrası hizmetler açısından daha pahalıya mal oluyor.”
Son dönemde değişen finansal tablolardan dolayı paranın kıymeti arttı. Paranın kıymetinin arttığı yerde zaman çok daha değerli hale geliyor. Müşterilerimiz bunun bilincindeler. Dolayısıyla ucuz kiralanan ekipmanla birlikte alınacak hizmetler de sınırlı oluyor. Kira tutarı ilk etapta uygun gibi görünse de sonrasında yaşanan hizmet eksikliğinden kaynaklanan kayıplar verimsiz bir kullanıma sebep oluyor. Tüm işlerin taahhütlü olduğunu düşünürsek bu da öngörülemeyen kayıplara sebep oluyor.

Firmalara hizmet için yayılıyoruz

Devir fiyat değil hizmet rekabeti devridir. Fatih Vinç olarak biz Pazar payımızı yükseltmenin yolunun hizmetten geçtiğini düşünüyoruz. Makine yatırımlarımıza zaman zaman ara vererek altyapımızı kuvvetlendirmek için çalışmalarda bulunduk. Servis, personel ve geliştirdiğimiz programlara yaklaşık 1 milyon TL yatırım yaptıkİşimizi büyütmek adına şubeleşmeye önem verdik. Günümüz koşullarında ise daha çok müşteriye ulaşmak için sahada olmayı tercih ediyor ve müşteri ziyaretlerini sıklaştırıyoruz.
Makine doluluk oranlarına göre hareket etmeyip hizmet ve operasyonel karlılığa bakıyoruz.

“Makine doluluk oranlarına göre hareket etmeyip hizmet ve ciro hesabı yaparak operasyonel karlılığa bakıyoruz”

Fatih (6)Büyüme doğru makinelerle olmalı. Türkiye’deki projelerin süreçleri belli ve şantiyelerde ucu açık işler yok. Daha mantıklı yatırımlar olsaydı piyasa çok zorluk çekmeyebilirdi. Kendi sistemine göre değil de işe göre büyüyen firmalar bunun zorluklarını çekiyorlar.

Platform lüks olmaktan çıkıyor

Sektörün öneminin iyi anlaşılması gerektiğine de değinen Kenan Aydın, piyasada çalışan 13 bin platformun 40 bin platforma yükselecek potansiyeli olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Platform kullanımı lüks olmaktan çıkan bir sektör ve ihtiyaç olmaya başladı. Makine yoğunluk oranı yüzde 90 oranında Marmara Bölgesi’ndeyken günümüzde bu oran 70’e düştü. Sektörümüz giderek diğer bölgelerde de yayılıyor ve gidilecek çok yol var. 10 bin firma güvenli yükselme ekipmanlarını biliyorsa 10 bin firma da bilip kullanmıyor ve en az 10 bin firma da platformdan bihaber durumda. Şu anda platform sektörü Türkiye’de %30 lar civarında diyebiliriz.

Sektörün büyümesi ve platform kullanım oranlarının artması için de gerek Fatih Vinç olarak gerekse sektör derneğimiz olan Platformder olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Örneğin kamu kurumlarına giderek görüşmeler yapıyoruz. DMO’nn 2019 yılı itibariyle tamamen kiralamaya dönme kararı içerisinde platformlar yoktu ve biz bunu görüşmelerimiz neticesinde gündeme aldırdık. Ayrıca şantiye ve fabrikaların iş güvenliği denetiminin de ilçe belediye zabıtalarınca yapılmasının daha sağlıklı olacağı görüşünü dile getirdik. Yine üniversitelere giderek iş güvenliği ve yüksekte çalışmayla ilgili paneller düzenliyoruz.

Fatih (11)Sektör bir bütündür

Her yıl yüzde 20-25 büyüyen sektörümüz makine adedi olarak yaşanan daralmadan dolayı 2019 yılında yüzde 3 civarı büyüyebilir. Burada da ikinci elin önemi ortaya çıkacaktır. Elbette firmalar zorluk çekebilir fakat kimsenin bu işten çekileceğini düşünmüyorum. Neticede bu bir ticarettir. Tedarikçisi, kiralamacısı ve finans kuruluşuyla sektör bir bütündür. Tüm ayakların birbirini kollayıcı gözetici şekilde davranması gerektiğini düşünüyorum. Bu bütünlüğün bozulmaması adına firmalar hesabını doğru yapmalı, makine adetlerini ve tiplerini doğru belirleyip hizmet odaklı yaklaşımlarını artırmalıdır.”